Yazı Detayı
08 Ekim 2018 - Pazartesi 06:06
 
'Yaşar' ne yaşar ne yaşamaz...
Ömer Aytaç Aykaç
e-mail: aytaco@hotmail.com / twitter: @aytaco
 
 

1923'te Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı eski adı Hemite şimdi ise Gökçedam olarak bilinen köyde doğdu. Hemite o dönem Adana sınırları içerisindeydi. 

Onun hikayesi de Doğu’dan pamuk tarlalarında umut toplamak üzere yola çıkan diğer bir çok göçmen ailesine benzerdi. 

 

Ailesi Adana’ya uzak diyarlardan, taa Van’dan gelmişlerdi. 

Vanlıydılar. Van Erciş’li... 

O dönem Ernis diye bilinen şimdi ise Ünseli köyündendiler. 

Fakat, hayat şartları. Duramadılar köylerinde. 

I. Dünya Savaşı sonrası Van’daki Rus İşgali patlak verince terkettiler Van’ı. 

Van’da bir Kürt köyünden çıkmış, Türkiye’nin bir diğer ucunda bir Türkmen köyüne yerleşmişlerdi. 

 

Koca köyde tek Kürt aileydiler. 

Evde Kürtçe, köyde Türkçe konuşuyorlardı. 

Çukurova’ya göç eden diğer ailelerin yaşadıkları gibi ‘romanlara’ konu olan bir hayat yaşadılar onlar da... Ama acı bir roman tadında bir hayat. 

Daha çocuk yaşta gözünü kaybetti. 

Gözünü kaybetme hikayesi garipti. 

 

Henüz üçlü yaşlarındaydı. Bebek sayılırdı. Evlerinin avlusunda kurban kesiyorlardı. Halasının eşi kurbanı doğrarken deriden kayan bıçak gözüne saplandı. Oracıkta sağ gözünü kaybetti. 

Fakat kaderin acı cilvesi ona bir yıl sonra daha büyük bir kayıp daha yaşattı. 

Gözünü kaybettikten bir yıl sonra gözünün nuru babasını kaybetti. 

Onu kaybetme hikayesi de acıydı. 

Van’dan göçerken yanlarında babasının oğulluğunu da getirmişlerdi. O da kurtulsun istemişlerdi. 

 

Ama... O oğulluğu bir gün babasının sonu oldu. Camide namazdayken kalbinden bıçakladı babasını... 

 

Çocuk yaşta bu kadar şeyi yaşamak kolay mı... Kekeme oldu... Konuşamaz hale geldi. 

Okula gidince kurtuldu şükür. 

Bu arada annesi de kimsesiz kalınca amcası Tahir’in ikinci eşi oldu. Bir nevi sahipsizlikten kurtuldular. O ise okula başladı.  Daha çocuk yaşta efsanelere, hikayelere, eşkıya hikayelerine merak sardı.  

 

Yıllar sonra onun elinden çıkacak ve Türkiye’nin en önemli eseri olacak kitabın temelleri aslında daha o yıllarda atılıyordu. 

Ortaokula geldiğinde önünde iki seçenek vardı. Ya Karacaoğlan gibi olacaktı. Köy köy gezecek, hikayeler biriktirecek. Yazacak çizecekti. Ya da okula gidecekti. 

 

O hem pamuk işlerinde çalışmayı hem de okumayı seçti. Çalıştı ve okudu. Büyük mücadeleler verdi. Arzuhalcilik yaptı, bir ara hapse girdi çıktı. Kader yıllar sonra ona gazeteci olmanın kapısını açtı.  

 

Takvimler 1951’i gösterdiğinde Cumhuriyet Gazetesi’nin muhabiriydi artık. 

Kaderin cilvesi gazeteciliğe başladığı tarihte yolu memleketi Van’a düştü. 

Çiçeği burnunda gazeteci günlerce süren yolculuğunda Anadolu’nun çeşitli kentlerinden geçmiş ve bu izlenimlerini de yayınlamak üzere yazıp gazetesine gönderiyordu. 

Ama yazılarının yayınlanıp yayınlanmadığından haberdar değildi. 

Bindiği Vapur’da Van’a doğru giderken aklı Anadolu’dan Notlar başlığı ile oluşturduğu röportajlardaydı... 

 

Tam o sırada güvertede oturan bir subayı gördü. Yanında bir tomar Cumhuriyet Gazetesi vardı. Yakasındaki yılan işaretinden doktor olduğunu anladı. Yanına yanaştı, hem selam verdi hem gazetelere baktı. O arada makalelerinin yayınlandığını gördü. 

Çok sevinmişti. Subay bu kadar büyük bir sevinç yaşamasına şaşırdı. Sebebini sordu. 

Hemen atıldı: “Eğer röportajlarım yayınlanmasaydı, Erciş’teki akrabalarımın yanına gidecek, orada arzuhalcilik yapacak, Cumhuriyet’e borcumu ödeyecektim.” Dedi. 

Erciş’e yeniden yerleşmekten kurtulduğuna değil Cumhuriyet’te yazılarının yayınlandığına seviniyordu. 

 

Subay bunu duyunca ona daha çarpıcı bir haber konusu olduğunu söyledi. 

“Şu talihe bakın,” dedi, “İyi ki sizinle karşılaştık. Burada Akdamar Adası’nda Ermenilerden kalma bir kilise var. Bir yapı başeseri. Bugünlerde bunu yıkıyorlar. Yarın sizi oraya götüreceğim.” dedi. 

 

Heyecanlandı ama tedirgindi: “Çok yeni bir gazeteciyim, elimden ne gelir ki...” Bu işe bulaşırsa işinden de olacağını düşündü. Ama aklında kaldı. 

Vapurdan indiler. Van’ı o zamanki tek oteline gitti. Orada yattı gece. 

Sabah yüzbaşı onu almaya geldi. Yanında tanıdık birisi vardı: İlyas Kitapçı. 

Kitapçı 1937 yılında Van’ın ilk matbaasını kuran isimdi. Sonra da Haydar Perihanoğlu ile halen bugün yayın hayatına devam eden Vansesi’ni kuran isimdi. Cumhuriyet’in de Van muhabiriydi Kitapçı.  

 

O gün tanıştığı Kitapçı’dan, “Altmış yaşlarında olgun, güzel düşünceli bir kişiydi.” diye bahsediyor.  

Sonra ondan Akdamar Kilisesi’nin hikayesini dinledi. 

Yıkımın önüne geçemediklerini, Vali’nin de bunu istemediğini ama emirin büyük yerden olduğunu anlattı. Ama İlyas Kitapçı bir öneride bulundu.  

Cumhuriyet Gazetesi’nin kurucusu Nadir Nadi’nin bu işi çözebileceğini söyledi. “Olur” dedi. Bu arada da Akdamar’a doğru yola çıktılar. 

 

Adaya varır varmaz yıkımın başlamış olduğunu gördü. Kilisenin yanındaki küçük şapelde yıkım başlamıştı bile. Subay da görünce öfkelendi. Hemen dönüp Vali’ye gideceğini söyledi, giderken de “Ben gelene kadar da sakın yıkmayın” dedi. 

Van’a döndüler. Hemen gazeteyi aradılar ama o gün cevap alamadılar. 

Ertesi gün yine aradılar. En son Nadir Nadi’ye ulaştılar. Tüm detayları anlattılar. 

Nadi Bey de olayı hemen dönemin Milli Eğitim Bakanı Avni Başman’a anlatacağını aktardı. “O bu işi çözer” dedi. 

 

Aradan bir kaç gün geçti. Rahmetli İlyas Kitapçı yüzbaşı ile birlikte otele gelip kapıyı çaldı. “Müjdeler olsun” dediler, Vali’ye yıkımı durdurma kararının telgraf iletildiğini söylediler.  

Ve o gün yani 25 Haziran 1951 günü Akdamar’daki yıkım durduruldu. 

O da genç bir gazeteci olarak gazetecilik kariyerine iyi bir iş çıkararak başlamış ve Van’a da kıymeti yıllar sonra anlaşılacak bir vefa borcu ödemiş olacaktı. 

 

*** 

 

O genç gazeteci Kemal Sadık Gökçeli idi. 

Bizim bildiğimiz adıyla Yaşar Kemal... 

 

28 Şubat 2015 günü vefat eden Kemal’in geçen Cuma, yani 6 Ekim ise doğum günüydü. 

Sosyal medyada sözleri, unutulmaz eserleri, Türkiye Edebiyat tarihine altın harflerle adı yazılmış İnce Memed’i, röportaj gazeteciliğine yaptığı büyük katkısı konuşulup duruyordu. Tüm Türkiye’de o gün en çok konuşulan ve söz edilen isim oldu. 

O arada bir paylaşım daha gördüm. 

 

Şeyhmuz Diken, “Vanlılar nerdesiniz? Bakın Adana’yı örnek alın. Yaşar Kemal Van’dan Adana’ya gitmemiş miydi?” diye bir paylaşım yapmış altına da Adana Seyhan Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Hemşerimiz Yaşar Kemal, Hüyükteki Nar Ağacına Yolculuk’ adındaki bir tanıtım toplantısı ve panel afişini iliştirmişti. 

Ben de o afişi gazeteci Osman Nuri Yıldız’ın paylaşımından gördüm. 

Diken’in paylaşımını Yıldız şu notu düşerek paylaşmıştı: 

“Van, aslında her yıl binlerce turist çeken, Van turizminin sembol resimlerinden biri olan Akdamar Kilisesi'nin ayakta kalmasını da Yaşar Kemal'e borçlu. Alain Bosquet’e ait ‘Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor’ adlı kitapta olayın perde arkası çok iyi anlatılmış. 

Evet kurgu falan değil. Yaşar Kemal, Akdamar Adası’nın yıkımı ile ilgili bu anıyı aynen yukarıda adı geçen kitapta anlatıyor. 

Söz konusu Akdamar şu geçtiğimiz yıl 120 bin insanın ziyaret ettiği, Van’ın şu an sahip olduğu en büyük kültürel, tarihi ve turistik değerlerden birisi olan ve UNESCO’nun dünya miras listesine girmeyi bekleyen Akdamar. 

 

*** 

 

Tüm bunlardan sonra dönüp bakıyorum. 

Bizim Yaşar Kemal, olmuş Adanalı Yaşar Kemal. 

Adına Yaşar Kemal Kültür Merkezleri kurulmuş, Sanat Günleri düzenlenmiş, Yaşar Kemal Vakfı kurulmuş.  Yani Yaşar Kemal isminden her yönüyle faydalanılmış. 

Peki Van ne yapmış? 

 

Bizim Ünselili hemşehrimizi resmen unutmuş Bu kentte Yaşar Kemal ile özdeşleşen hiç bir eser hiç bir değer korunmamış. 

Bırakın bir değer olarak adının yaşatılmasını bir sokağa ismi bile verilmemiş. 

 

*** 

 

Şaşırdık mı? Hayır. 

Bakın size Van’dan göç edip tıpkı Çukurova’da meşhur olan bir yitik değerimizi de hatırlatayım. 

 
Etiketler: 'Yaşar', ne, yaşar, ne, yaşamaz...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2018
O’nu Biz İstedik!
23 Ekim 2018
Sahi Van’ın mimarı kim?
01 Ekim 2018
Sonradan 'GURME'
24 Temmuz 2018
İNANMIŞ BİR ‘ADAM’!
08 Temmuz 2018
VAN’IN GÖNÜLE DOKUNAMAYANLARI KİMLER?
06 Temmuz 2018
VAN, 24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONRASI...
27 Haziran 2018
VAN’DA HERKES KAZANDIYSA KİM KAYBETTİ?
19 Haziran 2018
24 HAZİRAN’A GİDERKEN VAN’IN DÜNÜ, BUGÜNÜ...
30 Mayıs 2018
BUNU BİZ İSTEDİK!
15 Mayıs 2018
PEKİ, VAN’IN VEKİLİ KİM OLSUN?
07 Mayıs 2018
VAN’IN MİLLETVEKİLİ ADAYI KİM OLMASIN?
03 Mayıs 2018
VAN'IN SEÇİMİNE DOĞRU...
10 Nisan 2018
ERDOĞAN’DAN GERİYE KALAN...
07 Nisan 2018
Hayaller ‘gerçek’ oldu, Van ‘büyük’ Türkiye’ye hazır!
26 Mart 2018
AK Parti'nin Van'daki yeni yönetimi için bir öneri: Hiskê olmadan olmaz!
27 Şubat 2018
GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR!
31 Ocak 2018
Un var, şeker var helva yapsak ya!
16 Ağustos 2017
VAN’IN NEYİ VAR?
03 Ağustos 2017
BÖYLE VANLILIK MI OLURMUŞ!
25 Temmuz 2017
VALİ BİR GELDİ ‘PİR’ GELDİ!
18 Temmuz 2017
VAN, İKİ GÜNLÜK NÖBETİ VE ÖTESİ!
10 Temmuz 2017
VAN SİYASETİNDEN ÇIKIN ARTIK!
06 Temmuz 2017
MACERADIR VAN’I YÖNETMEK!
20 Haziran 2017
BU KADARI DA FAZLA AMA KAYYUM BEY(LER)!
13 Haziran 2017
GİTTİĞİNİZ YOL YOL DEĞİL!
29 Mayıs 2017
DÖNEMİN ADAMLARI, VAN’A HOŞGELDİNİZ(!)
25 Mayıs 2017
ADAM ÖĞÜTME ŞEHRİ: VAN!
25 Nisan 2017
BURHAN KAYATÜRK VAN’A ‘BAKAN’ OLSUN!
18 Nisan 2017
REFERANDUMUN İNKÂR EDİLEMEZ GERÇEĞİ!
04 Nisan 2017
VAN MİTİNGİ, MEYDANIN GÖSTERDİĞİ ORAN VE BÜYÜK DEĞİŞİM!
01 Nisan 2017
BAŞBAKANA ‘KAPALI’ MEKTUP
30 Mart 2017
VAN’IN REFERANDUM NABZI -3-
22 Mart 2017
VAN’IN REFERANDUM NABZI -2-
10 Mart 2017
VAN’IN REFERANDUM NABZI -1-
02 Mart 2017
DUYDUNUZ MU OLANLARI?
13 Şubat 2017
GASTECİLERİN VEKALET SAVAŞI!
03 Şubat 2017
SAYIN BAKANIM BURADAYIZ!
16 Ocak 2017
UMURUK TÜS EV TE?
09 Ocak 2017
VAN’IN SAHİBİ YOKTUR!(?)
27 Aralık 2016
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ YÖNETİMİNE…
22 Aralık 2016
VAN’IN EKŞİ ELMALARI!
15 Aralık 2016
VAN’A BUNU YAPANIN...
29 Eylül 2016
BİRAZ KONUŞABİLİR MİYİZ?
11 Temmuz 2016
NERDE O ESKİ BİZ...
23 Haziran 2016
VAN’IN STADYUM SİPARİŞİ NERDE KALDI?
16 Haziran 2016
SÜLEYMAN DEMİREL’İN VAN KEHANETİ!
13 Haziran 2016
BAŞBAKANIN VAN ZİYARETİNİN ARDINDAN…
06 Haziran 2016
ŞEHRE FISKİYE GELMİŞ!
27 Mayıs 2016
VAN’A NİYE ‘BAKAN’ OLSUN Kİ?
24 Mayıs 2016
VAN’IN ANKARADAKİ ‘UMUT’ KAPILARI
17 Mayıs 2016
ANKARA’DAN VAN’A BAKMAK!
30 Nisan 2016
BU İŞTE BİR YALNIZLIK/YANLIŞLIK VAR!
25 Nisan 2016
BÜYÜKŞEHİR VOTAŞ’I YÖNETEBİLİR Mİ?
21 Nisan 2016
ŞEHRE ‘KİTAP’ GELMİŞ!
18 Nisan 2016
KİTAPLA DA ‘BARIŞ’ GAZETECİLERLE DE…
13 Nisan 2016
VAN NİRE KONYA NİRE!
04 Nisan 2016
GAZETECİLER, BELEDİYELER VE DİĞERLERİ!
21 Mart 2016
VANLI KUZU, HASTANELER KURT!
17 Mart 2016
‘GÜÇ’LEŞTİRMEYİN BİRLİĞİ
03 Mart 2016
NERDESİN EY VANLILIK!
05 Şubat 2016
İŞTE BUNLAR HEPSİ SAHİPSİZLİK!
01 Şubat 2016
BU KAFAYLA ZOR...
25 Ocak 2016
VANLILARIN GÜCÜ ADINA!
06 Ocak 2016
VAN’A BAKANLAR, BAKIP DA VAN’I GÖREMEYENLER!
31 Aralık 2015
VAN’DAKİ TORPİL LİSTELERİ VE YÜZÜ KARA SİYASETÇİLER!
23 Kasım 2015
BAĞIMIZIN MEYVASI ÇÜRÜK OLMAYAYDI...
11 Kasım 2015
BİZE (VAN’A) SAHİP ÇIKIN!
06 Kasım 2015
HDP'nin 1 Kasım seçimlerinden anlaması gereken
04 Kasım 2015
1 KASIM’DA KAZANANLAR KAYBEDENLER!
31 Ekim 2015
İSTEMEYİ BİLMEZÜK!
28 Ekim 2015
ORGANİK SİYASET!
19 Ekim 2015
BAŞBAKANIN BİLMESİ GEREKEN...
03 Temmuz 2015
KİM, NEREDE, NE YAPIYOR?
16 Haziran 2015
KÜRTLERİ KAYBEDEN AK PARTİ’NİN 3 YANLIŞI!
09 Haziran 2015
ONLAR KONUŞTU HDP YAPTI!
27 Mayıs 2015
HDP MECLİSE KÜRTLER NEREYE?
12 Mayıs 2015
SUDAN UCUZ BAHANELER!..
21 Nisan 2015
AK PARTİ VAN’DA TOP ATMIŞ!
17 Nisan 2015
‘VAN LİSTELERİ BİR FELAKET(!)’
13 Nisan 2015
AK PARTİ’NİN VAN LİSTESİ KİMİN ESERİ?
06 Nisan 2015
YARINKİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİNDE KİM OLUR?
19 Mart 2015
SİZ KİMİN PİYONUSUNUZ?
12 Mart 2015
118 aday neyinize yetmiyor?
09 Mart 2015
VAN’A ‘BAKAN’ OLUR MU?
04 Mart 2015
MİLLETVEKİLİ ADAYININ ADAYI!
03 Mart 2015
ZİRVEDE BIRAKMAK!
28 Şubat 2015
OY’UNA GELME!
09 Şubat 2015
VAN’IN VEKİLİ KİM OLSUN? (3)
30 Ocak 2015
VAN’IN VEKİLİ KİM OLSUN? (2)
21 Ocak 2015
VAN’IN VEKİLİ KİM OLSUN?
14 Ocak 2015
ADAY ADAYLARINIZ BOL OLSUN!
10 Ocak 2015
Senin gibileri eskide kaldi!
31 Aralık 2014
‘PARTİ’ BAŞLASIN!
10 Kasım 2014
VAN’DA AK PARTİ SAVAŞLARINDA İLK RAUND:
29 Ekim 2014
TÜRKİYE-İRAN VAN FORUMU ÜZERİNE NOTLAR (2)
28 Ekim 2014
TÜRKİYE-İRAN VAN FORUMU ÜZERİNE NOTLAR (1)
23 Ekim 2014
Bizi deprem değil ‘artçılar’ yıktı!
15 Ekim 2014
Mesele sadece ‘Kobanî’ değil siz hala anlamadınız mı?
04 Ekim 2014
MALUMUN İLANI!
27 Eylül 2014
Yetti artık!
22 Eylül 2014
‘ORTADOĞU’ EXPO FUARINDA ‘PİŞMANİYE’ KEYFİ!
15 Eylül 2014
VAN’IN GÜNAHI BOYNUNUZA!
10 Eylül 2014
Çekinceleriniz batsın!
04 Eylül 2014
Vay Van’ın haline!
30 Ağustos 2014
VAN’IN AK PARTİ İLE İMTİHANI(!)
28 Ağustos 2014
‘VAN LOBİSİ’ NEDEN YOK?
26 Ağustos 2014
Kaybımız suskunluğumuzdandır!
21 Ağustos 2014
Oyuna değil, barışa gel!
14 Ağustos 2014
NEYİN BAŞARISINI KUTLUYORUZ?
12 Ağustos 2014
Van’daki seçim sonucu nedir, ne değildir?
05 Ağustos 2014
Oy var, temsiliyet yok!
04 Ağustos 2014
Essah söyler Günay Aslan…
17 Temmuz 2014
Koltuk sussun, vicdan konuşsun!
01 Temmuz 2014
KİRLİ SİYASET!
19 Haziran 2014
Ak Parti il başkanı kim olsun?
18 Haziran 2014
Koltuk gitti kavga bitmedi!
13 Haziran 2014
Doğu’nun Paris’i, kendisinin büyük köyü!
04 Haziran 2014
Miting değil alınteri!
30 Mayıs 2014
MAVİ PUSULA KİMDEYSE…
28 Mayıs 2014
AMAN KOLTUĞUNUZ KAÇMASIN!
10 Mayıs 2014
İKİ ZEYTİN BİR YUMURTA!
22 Nisan 2014
Van Valisi Bekir Kaya!
13 Nisan 2014
Van seçimlerinin ardından(4)
08 Nisan 2014
Van seçimlerinin ardından(3)
06 Nisan 2014
Van seçimlerinin ardından (2)
02 Nisan 2014
Van seçimlerinin ardından(1)
19 Mart 2014
Gülaçar mı Kaya mı?
10 Mart 2014
Neyin seçimi bu?
25 Şubat 2014
SIRADAN DEMOKRASİ!
21 Şubat 2014
Siz Encümenleştiremediklerimizden misiniz?
18 Şubat 2014
Kime oy verelim?
07 Şubat 2014
Ak Parti’nin ilçe adayları üzerine(3)
05 Şubat 2014
Ak Parti'nin ilçe adayları üzerine(2)
04 Şubat 2014
Ak Parti’nin ilçe adayları üzerine(1)
04 Şubat 2014
Ak Parti’de ‘çatlak’ var!
30 Ocak 2014
Şimdi AK Parti düşünsün…
27 Ocak 2014
İradeye dokunma
22 Ocak 2014
İstatistikler Ak Parti diyor!
15 Ocak 2014
Ak Parti’nin içindeki İrlandalılar
11 Ocak 2014
ODALAR SİYASET KOKUYOR!
06 Ocak 2014
Susun, Van Milletvekilleri konuşacak!
01 Ocak 2014
Filler dövüşür, çimenler ezilir!
30 Aralık 2013
Dava(m) ah dava(m)
28 Aralık 2013
Ak Parti hesap versin!
23 Aralık 2013
Bizim ayakkabı kutumuz yok!
23 Aralık 2013
BDP'nin seçim suskunluğu
19 Aralık 2013
İyi olan kazanmasın!
17 Aralık 2013
Batan geminin malları
12 Aralık 2013
Van’a bakan yok!
10 Aralık 2013
Van bu bahar Gül'açar mı?
05 Aralık 2013
Aşiret meselesine ‘siyasi’ bakış
05 Aralık 2013
Van bu bahar Gül'açar mı?
27 Kasım 2013
Halk kimi istiyor?
21 Kasım 2013
HALKIN (Tİ)-Vİ’Sİ
21 Kasım 2013
Suskun demokratlar!
19 Kasım 2013
41 soruda Van Belediyesi ve BDP
15 Kasım 2013
41 soruda Aras ve AK Parti!
15 Kasım 2013
Baş harfi ‘M’
11 Kasım 2013
Ganimeti paylaşamayanlar!
04 Kasım 2013
Festivalle gelen istifa…
01 Kasım 2013
Gemisini terkeden kaptan!
31 Ekim 2013
Siyasetin suyunun suyu!
28 Ekim 2013
Başbakana acil mektup!
28 Ekim 2013
Başbakan’ı kim kandırdı?
22 Ekim 2013
Kürtlerin ‘Yönetim’ Sorunu
22 Ekim 2013
Van nasıl kurtulur?
22 Ekim 2013
Nerde o eski bayramlar(!)
14 Ekim 2013
Açlık oyunları!
10 Ekim 2013
Nerdesiniz Vanlılar?
08 Ekim 2013
Başkanlığa ‘vekil’ aday gelir mi?
12 Eylül 2013
Bakan kontenjanında bir Vanlı vekil!
07 Eylül 2013
Van caddelerinde ‘001’ plakalı bir araç
26 Ağustos 2013
AK Parti’de yeni dönem
13 Ağustos 2013
Aras ve Büyükşehir
15 Temmuz 2013
Seçim yarışı Van’da erken mi başladı?
01 Temmuz 2013
Aykaç’ın Hayalindeki ‘O’ Vali!
25 Haziran 2013
Hay bin koltuk sevdası!
20 Haziran 2013
El Fatiha…
07 Haziran 2013
Başbakanın adamları!
05 Haziran 2013
Yüzde 50 kimseyi aldatmasın
28 Mayıs 2013
Biz okuma bilmeyiz ki!
24 Mayıs 2013
Global Hata!
04 Nisan 2013
Memleket elden gitmiş, bizim haberimiz yok!
18 Mart 2013
Van ticaret ve sanayi ‘devrimi’
07 Mart 2013
İmar çıkmazı
27 Şubat 2013
Rengi kara, bahtı kara: VANSPOR
11 Şubat 2013
Van’ın VATSO’su!
22 Ocak 2013
VATSO kazanında neler kaynıyor?
14 Ocak 2013
Tüm suç güneşin!
08 Ocak 2013
Meclis toplanmış neyime!
04 Ocak 2013
ABD TAMPON BÖLGEYE SICAK BAKMIYOR
31 Aralık 2012
Bayram sadece dirilere mi?
18 Aralık 2012
Ben bir ceviz ağacıyım!
10 Aralık 2012
Petrol Fiyatlarında Meydana Gelen Sert Düşüş, Pompaya Yansımıyor
03 Aralık 2012
Bedelli askerlik
05 Kasım 2012
Para VAN'ın ardındakiler!
09 Ekim 2012
Abalı'yı kim yaktı?
Haber Yazılımı