Haber Detayı
04 Nisan 2016 - Pazartesi 09:51
 
“MUHALEFETİ MUHALEFET OLSUN DİYE YAPMIYORUM!”
CHP’nin çiçeği burnunda il başkanı Mehmet Kurukçu, son zamanlarda adından sıkça bahsettiren bir siyasetçi olarak Van’da öne çıkmaya devam ediyor.
RÖPORTAJ Haberi
“MUHALEFETİ MUHALEFET OLSUN DİYE YAPMIYORUM!”

CHP’nin çiçeği burnunda il başkanı Mehmet Kurukçu, son zamanlarda adından sıkça bahsettiren bir siyasetçi olarak Van’da öne çıkmaya devam ediyor. HDP ve AK Parti’nin söz sahipliğini kimseye kaptırmadığı bir dönemde ‘ses veren’ bir parti olan CHP’nin başkanı Kurukçu, “Bir vekilim olsa çok farklı olurdu” demeden de edemiyor.

 

KURUKÇU İLE CHP YENİDEN!

 

Van’da son birkaç seçimdir büyük hedeflerle yola çıkan fakat bölgeyle birlikte Van’da da bir türlü istediği etkinliği yakalamayan CHP, Van’da yeni başkanı ile isminden sıkça söz ettirmeye devam ediyor. Son seçimden sonra ‘CHP’nin bölgeden iyice silindiği’ söylentileri altında bir adım önce çıkan bir isim olan Mehmet Kurukçu, CHP Van il başkanı olarak kente dair tüm konularda ‘biz de varız’ deyip konuşan ve katkı sunmaya çalışan bir ‘muhalefet’ olma girişimleri veriyor. Bu konuda da kısa sürede dikkat çeken bir isim olmayı başaran Kurukçu, “Her platforma katılmaya hazırız” diyerek kentteki tüm buluşmalarda da yer alıyor. İşte böyle bir dönemde Şehrivan’a konuşan il başkanı Mehmet Kurukçu, CHP’yi, öncesini, sonrasını ve CHP’ye ne varsa Şehrivan’a anlattı. Van’daki yeni CHP’den kentsel dönüşüme. Tekstilkent’ten Güç Birliği’ne Kurukçu Van’la ilgili tüm değerlendirmeleri ile Şehrivan Konuşmaları’nın konuğu oldu.

 

Van’da son birkaç seçimdir büyük hedeflerle yola çıkan fakat bölgeyle birlikte Van’da da bir türlü istediği etkinliği yakalamayan CHP, Van’da yeni başkanı ile isminden sıkça söz ettirmeye devam ediyor. Son seçimden sonra ‘CHP’nin bölgeden iyice silindiği’ söylentileri altında bir adım önce çıkan bir isim olan Mehmet Kurukçu, CHP Van il başkanı olarak kente dair tüm konularda ‘biz de varız’ deyip konuşan ve katkı sunmaya çalışan bir ‘muhalefet’ olma girişimleri veriyor. Bu konuda da kısa sürede dikkat çeken bir isim olmayı başaran Kurukçu, “Her platforma katılmaya hazırız” diyerek kentteki tüm buluşmalarda da yer alıyor. İşte böyle bir dönemde Şehrivan’a konuşan il başkanı Mehmet Kurukçu, CHP’yi, öncesini, sonrasını ve CHP’ye ne varsa anlattı. Her hafta bir ismim ‘Van’ konusunda Şehrivan’a konuşurken ‘Şehrivan Konuşmaları’nın bu haftaki konuğu siyasetin son dönemlerdeki ‘çalışkan’ ismi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Van İl Başkanı Mehmet Kurukcu oldu. Kurukcu, siyasete atıldığı günden bugüne yaşamış olduğu siyasi hayatı, Van’ın sorunları, CHP’nin Van ve bölgedeki durumu ve çözüm süreci ile ilgili sorularımızı cevaplayan CHP Van İl Başkanı Mehmet Kurukcu önemli değerlendirmelerde bulundu.

 

 

SHP Erçek belde başkanlığından CHP Van il başkanlığına kadar geldiniz. Bu dönemlerde gerek milletvekili adayı gerekse de yerel seçimlerde belediye başkanlığına aday oldunuz, ya da gösterildiniz. Bize Erçek belde başkanlığından, CHP Van il başkanlığına kadar gelen siyasi hayatınızdan bahseder misiniz?

Öncelikle böyle bir söyleşi talebinde bulunduğunu için size ve Şehrivan Ailesine teşekkür ediyorum. Ben siyasete 2004 yılında Erçek belde başkanlığında başladım. 5 yıl Erçek belde başkanlığı yaptım. Ancak o dönemlerde SHP o yıl çok aktif değildi. 5 yılda 2 genel seçim yapılmasına rağmen SHP genel seçimlere girmedi. 2011 depreminden yaklaşık 1 ay önce Cumhuriyet Halk Partisi’ne davet edildik. Bu davet üzerine CHP’de siyasete devam ettim. İlk olarak il başkanlığı yardımcılığı görevinde bulundum. Göreve geldikten 20 gün sonra 2011 Van depremleri meydana geldi. İlk CHP’ye geldiğim zaman ben sosyal demokrat sol biriydim. CHP eskiden doğu üzerinde kalan veya birilerinin bu bölgeye yansıttığı din ve Kürt düşmanlığından dolayı ben CHP ilk zamanlar pek sıcak bakmadım.

 

 

“CHP’Lİ VEKİLLERLE NAMAZ KILDIM”

Göreve geldikten sonra meydana gelen depremden dolayı CHP’nin 110 milletvekili dönüşümlü bir şekilde 250 kez Van’a gelip gittiler. Ben o dönemlerde birçok milletvekili ile dışarda namaz kıldım. CHP’nin deprem döneminde Van’a geliş gidişleri ve yapmış oldukları yardımları göz önünde bulundurduğum zaman CHP’ye daha sıcak bakmaya başladım. Nitekim tüm bu olanlardan sonra Cumhuriyet Halk Partisinde aktif bir siyasete başlamış oldum. Akabinde yerel seçim oldu. Ben İpekyolu ilçe belediye başkanlığı için başvuruda bulundum. 10-15 günde İpekyolu’nda çalışmalar yaptım. Ancak Genel Merkezimiz tarafından büyükşehir belediye başkan adayı olmam istendi. Sorumluluğu ne kadar büyük olursa olsun bu teklifi kabul etmezsem özgüven kaybımın olacağını düşündü ve bu teklifi kabul ederek Van büyükşehir belediyesi başkan adayı oldum. Büyükşehir belediye başkanı olduğumda kaybedeceğimi bile bile aday oldum. CHP bugün Van’da 200-250 bin oy alacak kapasitesi o dönem yoktu. Genel merkezimiz bunu uygun gördüyse diyecek sözümüz yoktur. Görevimizi yapmaya çalıştık diye düşünüyorum.

 

1 OYLA İL BAŞKANLIĞINA SEÇİLDİ

Yerel seçimlerdeki adaylığımın ardından bir sonraki durağım CHP İpekyolu ilçe başkanlığı oldu. 1,5 yıl boyunca ilçe başkanlığı yaptım. 1 Kasım erken seçimlerinde İpekyolu ilçe başkanlığından istifa ederek milletvekili adayı oldum. 1 Kasım’da istediğimiz oyu alamadık. Seçimler bittikten sonra mevcut yönetim benim il başkanı olmam için karar kıldı. Bende geri adım atmadım il başkanlığına aday oldum ve seçimlerde 1 oy farkla 23 Aralık’ta il başkanlığına seçildim.

 

SHP’den CHP’ye geçtikten sonra ciddi bir şekilde siyasettin içinde yer aldınız. Ben şurada şunu gördüm. CHP genel merkezi sizin CHP’de yer almanızı istiyor. İleri ki bir tarih için bir milletvekilliği, başka bir yerde bir belediye başkanlığı söz konusu olur mu? Bu konudaki izlenimleriniz nelerdir?

Benim 12 yıllık bir siyasi geçmişim var. Ancak benim için siyaset il başkanlığına geldiğim günü başladı. Ben Van sevdalısıyım. Bu anlamda birçok programa katıldığımda siyasi kimliğimi bir kenara bırakıyorum, yeri geldiğinde Vanlı kimliğimi bir kenara bırakıp bir insan olarak o programlara katılıyorum. Ben birileri gibi 4 yılda bir ortaya çıkan bir siyasetçi değilim. Ben Vanlıyım, Van çok seviyorum. Yeniden dünyaya gelsem yine Van’da dünyaya gelmek ister, yaşar ve ölmek isterim. Her siyasetçinin elbette ki bir amacı vardır. Ben birileri gibi siyaseti hiçbir zaman yalan, dolan ve çıkar olarak görmedim. Benim için siyaset kapalı kapıları açmak için kullanılan en iyi anahtardır. Ne olursa olsun insan dürüstlüğünde taviz vermediği süre içerisinde siyasette önü her zaman açıktır. Ben şu anda 35 yaşındayım. Önümde şu anda çok farklı hedeflerim var. Ben 60-65 yaşında emekliğini doldurmuş ve bu makamı ofis gibi kullananlardan değilim. Halk ve partim uygun görürse gelecekte belediye başkanı da olurum, milletvekili de olurum.

 

 

“BİR VEKİLİMİZ OLSA HER ŞEY ÇOK FARKLI OLURDU”

İnsanın sırtına yük yüklendiği zaman insan kendi menfaatini bırakıp, toplum menfaatini düşündüğü zaman kendinizi çok iyi yerde bulabilirsiniz. Benim hedefim halk iradesine bağlı olarak seçilmektedir. Benim şu anda Van’da belediye başkanım, vekilim ve encümenim yok. Ama buna rağmen 1,5 ay içerisinde 30’a yakın oda, dernek, STK, kamu kurum ve kuruluşunu ziyaret ettim. Bu saydığım olanaklarımız olmamasına rağmen ben Van’ın sorunlarını hem genel başkan yardımcılarımıza hem de genel başkanımıza ilettim. Vekilim ve belediye başkanımız olmuş olsaydı biz genel merkeze gitmezdik. Vekilimi meclise bu sorunu taşırdı. Bizde bu sorunları belediyemiz ile çözerdik. Ben bir il başkanı değil de milletvekili olmuş olsaydım. Van tüm sorunlarını meclise taşımız olacaktım.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Van’ın sorunları ile ilgili bir dosya sundunuz. Ne vardı bu dosyada?

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz ay genel başkanımız Van’a gelecekti. Ancak yaşanan olumsuzluklardan dolayı bu ziyarette ertelendi. Sizin de bildiğiniz üzere genel başkanımız son olarak 2011 yılında yaşanan depremlerden sonra 4 ayda 4 defa Van’a gelmişti. O günden sonra genel başkan Van’a gelmedi. Ben bir genel başkanının Van’a gelmeme sebebini il başkanı olarak görüyorum. İl başkanı isterse genel başkan Van’a gelir. Toplantının Van’da yapılmasını biz özellikle istedik. Bölgenin CHP il başkanları ve STK’ları Van’da bölgenin ve Van’ın sorunlarını konuşacaktık. Bu program aksayınca ben genel başkanımızı ziyaret ettim ve burada sunmayı planladığım sorunları kendilerine genel merkezde sunmuş oldum. Şu an için tarih belli değil. Ancak genel başkanımızı yine Van’a getireceğiz. Belki Beşyol’da bir miting yaptıramayız. Ancak büyük bir platform kurmayı hedefliyoruz.

 

 

“MUHALEFETİ, MUHALEFET OLSUN DİYE YAPMAM”

Van’da yerelde iktidar olan HDP ve genelde iktidar olan bir AKP var. Genel başkanımıza sunmuş olduğumuz dosyanın içinde iki iktidar olan bu sorunlarını sunduk. TOKİ ve TOKİ ödemleri sorunlarını kendisine ilettik. Ben ille de muhalefet olsun diye muhalefet yapan birisi değilim. AKP iktidarının 1 yıl içerisinde Van’a yapmış olduğu 20 bin konutu takdirle karşılıyorum. Ancak 1 yılda yapılan konutların sorunlarının 4 yılda bitmemesi acı bir olaydır. Şu anda ödemeler başladı. Asıl Van depremi bana göre yeni başladı. Bu depremler 18 yıl boyunca devam edecektir. Ödemeler devam ettikçe depremlerde devam edecektir. Van’da yaşanan büyük ekonomik krizine en önemli sorunu TOKİ ödemeleridir. Çünkü her ay Van kasasından para çıkacak. Bu ödemeler konusunda belirli bir af yapılmasını da kendilerine sundum.

 

“SOSYAL MESKENLERDEKİ KONUTLAR NASIL SATILACAK?”

İkinci bir konu Sosyal Meskenlerde yaşanan sorunlardır. 180 aile 104 metre kare karşılığı 70 bin lira değerinde konular yapılmış. Bu paranın 40 bin lirası arsa bedeli olarak geriye kalan 30 bin lira ise belirli taksitler şeklinde ödenecek denilmiş. Bu şekilde de bir anlaşma yapılmış. Ardından 140-150 metre kare sözleşme ve anlaşma yapılmadan ikinci konutlar yapılmış. Vatandaşlar konutlar yapıldığı zaman kendilerinin haberdar olması gerektiğini ifade etmişler. Haberdar olmadıkları içinde dava açmışlar. İkinci bir sorun ise orada 29 blok 852 konut yapılmış. 180 tane konut hak sahibine verilecek. Ancak geriye kalan 670 tane konutlar kime ya da kimlere verilecek. Satılacak olan bu konutlar kimlere nasıl satılacak.

 

ELEKTRİK VE DOĞALGAZDA O DOSYADA VAR

Dosyanın içinde ayrıca VEDAŞ ve doğalgaz faturalarına yansıyan sıkıtılar var. Dikkat ederseniz siz ilk faturanızı ödemediğiniz zaman direkt elektriğini kesiliyor. Veya biz elektriğinizi kesmiyoruz ama siz hemen ödeyin diyorlar. Ancak bir fatura geliyor. İçinde 15-20 TL’lik bir açma kapama bedeli alınıyor. Buda yine vatandaştan çıkıyor. Aynı sorun doğalgazda da yaşanıyor. Doğalgazda da açma kapama bedeli var ve bu bedel 98 liradır. Bu sorunlarda kapsamlı bir şekilde dosya içinde yer alıyor.

 

“BÜYÜKŞEHİR STATÜSÜNE KAVUŞAMADIK”

Ben büyükşehir belediye başkan adayı olduğum zaman diğer partinin adayları biz metro, tramvay, yeni hava alanı gibi vaatlerde bulundu. Bende o zaman ‘Otogarı olmayan bir kentte metro yaparsanız bu ne kadar kabul görür’ demiştim. Van elbette ki bunları uzun zamandır hak ediyor. Biz büyükşehir olduk ama kimse kusura bakmasın biz henüz o statüye ulaşmış değiliz. AKP iktidarın projeleri içinde Van için bir stadyum vardı. Stadyum sorununu da genel başkanımıza sunduk. Sınır kapısı sorunu var. Biz yıllarca bunu dedik dedik ama bugün Gümrük ve Bakan Yardımcımız var. Haziran ayından sonra temelleri atılacak diyor ama Haziran ayından sonra kış başlıyor. Neden şimdi değil de Haziran’da buna başlanıyor. Bir an önce başlaması için tavsiyede bulunmuştum.

 

“TEKSTİLKENTİN İÇİ DOLDURULMALI”

Tekstilkentte sıkıntılar var. Bunları da genel başkanımıza sundum. Bugün Van’ın 1 tekstilkentte değil 4 tane tekstilkentte ihtiyacı var. Yapılan tekstilkentin yeri konumu konuşulur. Tekstilkent yapılmış bu güzel ancak bunun içi doldurulmalı. Kendi akrabalarına peşkeş çekilmesine karşıyız. Projeyi uygulayanı tebrik ediyoruz. Elinde işi olan ancak yeri olmayan insanlara bu yerler verilsin. Çevre yolu aynı şekilde dosyamızda yer alıyor. Van’daki vergiler ile İş-Kur’da yaşanan sıkıntılar dosyamızda yer alıyor. İş-Kur üzerinden son olarak 3 bin insan işe alındı. Alınan bu işçiler neden 1 Kasım seçimleri öncesi belirlendi? Ayrıca madem siz 3 bin insan alacaksınız neden 104 bin başvuru alıyorsunuz. Bu etik değil. Bunun yanı sıra deprem döneminde işe alınan ve şimdilerde mağdur edilen işçiler var. Siz 3 bin yeni işçi alacağınız deprem mağduru olan insan var. Onları alın ve istihdam edin. Ya da milli eğitimde çalışan işçiler. Buna benzer birçok yer daha var. İş-Kur’da eleman alımlarına iktidar elin değmesin. İktidar partisi tarafından gönderilen ve valilik tarafından onaylanan listeler İş-Kur müdürünün önüne gitmesin.

 

“VAN’I YÜZDE 90’NI RUHSATSIZ”

Bir kentsel dönüşüm konusu var. 6 Nisan tarihinde kentsel dönüşüm zamanı bitiyor. Bu konu hem iktidarı hem de belediyeyi ilgilendiriyor. 2006 yılında Van’da bir imar planı uygulanmış, 2011’de ayrı bir imar uygulaması yapılmış. 2006 yılında uygulanan imar planına göre vatandaşın yapmış olduğu ev 3 metre yolun dışında, ancak 2011 planına göre vatandaşın ev 3 metre yolun içinde kalıyor. Belediyede şimdi muammada kalmış durumda. Hangi planı uygulayacağını bilmiyorum. Vatandaş olarak ben şunu derim istediğini uygula ama vatandaşa sorun yaratmasın. Van’daki bir diğer sorun yapı ruhsatları. Van’daki yapıların yüzde 90’nı ruhsatsızıdır. Bu ruhsatsız binalar için ruhsat sorunu çözülürse belediyenin kasasın ciddi paralar girecek ve bu paralar bize otogar, yol, çevre yolu gibi hizmetler olarak geri dönecek. Bu sorunlar ile bitti mi? Hayır bitmedi. Size anlattığım sorunları genel başkanımıza da aynı şekilde anlattım. Kendilerinin de bu konuda katkıları olacaktır. Van’ımız için elimizden geleni yapacağız.

 

 

“GENEL BAŞKANIMIZ SORUNLARLA İLGİLENECEK”

Bu sıkıntılar sürekli konuşuluyor. Yaşanan sıkıntılarla ilgili herkes çok fazla konuşuyor. Ancak bu sorunlar sadece konuşmakla kalıyor. Sizde CHP olarak bu sorunları ince eleyip sık dokumuşsunuz. Genel başkan bu sorunlara nasıl bakıyor? Sizin bu konuda ki gözlemleriniz nedir? Mecliste ya da başka platformlarda bu konular, bu sorunlar gündeme gelecek mi? CHP genel merkezi bunun için bir çalışma yapacak mı?

‘Ben bu sorunları hazırlarken sadece basın duysun, CHP il başkanı bunları söyledi’ diye bu hareketi yapmadım. Birileri ‘Mehmet Kurukcu otogardan, stadyumdan başka bir şey bilmiyor mu?’ diyebilir. Bizim bildiğimiz çok şey var. Ancak bunun altını çizerek söylememizin sebebi bu sorunlar çözülene kadar ben bu sorunları dile getireceğim. Benim gündeme getirdiğim sorunun çözümü bulunmayana kadar hep irdeleyeceğiz ve irdelemeye devam edeceğim. Ben bu sorunları genel başkanımıza sunduğum zaman bana şunu söyledi. ‘Genel başkanlığım süresince Doğu ve Güneydoğu’da hiç karşılaşmadığım bir dosya ile karşılaştım’ dedi. Biz bu dosyayı bir ay içinde yaptık. Genel başkanımın bana şöyle bir katkısı olur. TOKİ sorunları için görüşmek istediğimiz zaman sayın genel başkanımız TOKİ’yi ilgilendiren birimlerle görüşecek. Genel başkanımız elinden gelen her şeyi yapacağı sözünü verdi. Ayrıca bu sorunları meclise de taşıyacaklarını söylediler.

 

Güçbirliği Platformu’na ikinci kez katıldınız. Her iki toplantıda da ‘Ben siyasi ceketimi dışarda bıraktım ve Van adına buradayım’ dediniz. Muhalif değil katkı sunan olmak istediğinizi söylediniz Bu kimliğini ikinci kez takdir gördü. Genel anlamda siz güç birliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Güçbirliği’nin Van’a katkısı ne olur? Van’ın sorunları için güç birliği ön plana çıkar mı?

İnsan şahsi çıkar menfaatini bir kenara bırakıp, toplumsal çıkarı düşündüğünde siyasi kimliğini bir tarafa bırakacaktır. Van Güçbirliği Platformu’nun kimin tarafından yapıldığı beni alakadar etmez, kim hazırlamışsa da beni alakadar etmez. Kent Konseyi sözde HDP tarafından, Güçbirliği ise AKP tarafından hazırlanmış. Yarın MHP kendine göre bir platform hazırlarsa, söz konusu Van’ın içinde yer aldığı her platformda ben yer alırım. Kimin hazırladığı benim için hiçbir önemi yok. Benim eğer ki amacım Van ise hazırlanan her türlü platforma katılırım. İki platformda yer aldım ve bu platformlar sonları tartışmalar oldu. Bu tür tartışmalar her zaman olur.

 

“HER PLATFORMA KATILMAYA HAZIRIZ”

Bana göre bu platformlar geç kalınmış platformlardır. Keşke Van Güçbirliği 10 yıl önce yapılsaydı. Kent Konseyi aynı şekilde 10 yıl yapılsaydı. Yeri geldiğinde siyaseti bir kenara bırakmamız gerekiyor. Çünkü Van’ın tüm sorunları hepimizin ortak acısıdır. AKP Güçbirliğini hazırlıyor HDP gelmiyor, HDP Kent Konseyini hazırlıyor AKP katılmıyor. Ben bu tutumları yanlış görüyorum. İçimizde bir Van sevdası varsa. Bu platformlarda gidildiğinde siyasi kimlikler dışarda durmalı ve katılım olmalıdır. 2 platformda dile getirdiğim sorunlar ne şahsi ne de partimin sorunlarıdır. Bu sorunlar Van’ın sorunlarıdır. Bana göre bu tür platformlar 2 ayda bir değil ayda bir yapılmalıdır. Parti bu platformlarda hiç önemli değil. Ben isterdim ki Güçbirliği’nde belediye başkanları, HDP’li başkanlarda olsun. Yarın HDP yapsın beni davet etsin ben o platforma da gider aynı şeyleri söylerim. Çözüm noktası o platformlardır.

 

CHP’ye Van’da ve bölgede bir ilgi yok. Parti var olan bu sorunu nasıl kıracak? Net olarak şöyle sorayım CHP Van’da ve bölgede nasıl toparlanmayı düşünüyor?

5 yıl öncesine kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin başındakiler CHP’yi Ege ve Akdeniz’e kapattılar. ‘Güneydoğu ve Doğu ile ne işimiz var’ dediler. Bu yüzden de buraya gelmediler. Dönemin genel başkanı Deniz Baykal 15 yıl aradan sonra Van’a geldi. Ancak Sayım Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelişi ile parti Doğu ve Güneydoğu’ya bir açılım yaptı. Genel başkanının Tuncelili ve Kürt oluşu partiyi insanlara sevdirdi. Her zaman CHP Kürt ve din düşmanı diye görüldü. Önder Sav’ın 20 yıl önce söylemiş olduğu, ‘Hacca neden gidiyorsunuz? Araplara para yediriyorsunuz’ söylemi halen konuşuluyor. Ancak 1 ay önce AKP Kocaeli Milletvekili Cesim Yaman çıkıp dedi ki, ‘İslam’ın şartları 5 değil 7 olmalıdır.’ Bu en büyük din düşmanlığı değil mi? Peygamberimiz bile kendi döneminde İslam’ın şartları 5 değil 6’dır dememiştir. Ama bugün dini kendine alet eden bir parti milletvekili çıkıp bunları söylüyor. 6- Haddini bilmek, 7- Haddini bilmeyenlere hadlerini bildirmek. Aslında kendisi bu şartlara uymuyor. Bu söylem haddini aşmak değil mi? Şu an AKP hükümetine yandaş olan medyaya özgürlük var ancak yandaş olmayanlara özgürlük yok. Yapılan bu açıklama çok fazla duyulmadı. Bunun en büyük sebebi de budur. CHP kesinlikle din ve Kürt düşmanı değildir.

 

“TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ YOK”

Bildiğiniz gibi bir barış süreci başlatıldı. Barış sürecinde CHP din ve Kürt düşmanı gösterildiği gibi barış sürecinin karşısında durmuş gibi gösterildi. Genel başkanımız hep şunu söyledi. ‘Süreç evde, ofiste olmaz. Barış süreci mecliste olur. Tüm bakanlar bunun altına imza atar ki bir gün geldiğinde o süreç rafa kaldırılmasın’ Nitekim genel başkanımızın dediği gibi birilerinin işine gelmediği için barış süreci buzdolabında donduruluyor. Demek istediğim şu Türkiye’de bazı haberlerin önüne geçiliyor. Basının işini yapmasına izin verilmiyor. Bunun yanı sıra Ankara’da Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir STK toplantısı yaptı. Kürt sorunu, bölgede yaşanan çatışmalar ve akan kana kadar tüm sorunlara değindi. Ancak akşam ben hiçbir kanalda bu söylemleri duymadım. Haberler doğru yansıtılırsa Güneydoğu ve Doğu bölgesinde CHP’ye karşı olan tutum değişir. Basın halk üzerinde çok önemli bir etkendir. Bu halka yansımadıkça sorunlar oluşur.

 

“İNSANLAR MENFAATTEN DOLAYI CHP’YE OY VERİLMİYOR”

Biz bu bölgede 3’ününcü parti konumuna düşmüş durumdayız. Şimdi HDP kendisince belediyelerini kullanıyor ve elemanlar alıyor, iş imkanı sağlıyor. Bir çıkar menfaat olduğu zaman insanlar o tarafa yöneliyorlar. Aynı şekilde iktidar olan bir AKP var. AKP’de hastaneye, İş-Kur’a ve belirli yere eleman alıyor. Söz konusu bu durum olduğu zaman insanlar daha fazla bu partilere yöneliyor. Ben boşuna CHP’ye oy vereceğime ben HDP’ye vereyim oğlumu belediyeye aldırayım. Ya da AKP’ye oy vereyim oğlumu hastaneye aldırayım diyor. Türkiye öyle bir konuma gelmiş ki ben burada sadece il başkanı değilim. Ben CHP’nin Türkiye için gerçekten çözüm partisi olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden buradayım. Sorduğunuz soruyu toparlarsak ortada rant var, çıkar var ve en önemli iş olanakları var. Bunlar olduğu zaman insanların o tarafa yönelmesini ben haklı buluyorum. Bu tabuların yıkılacağına inanıyorum. İnsanlar artık CHP’ye hak veriyor ve yönelmeler var.

 

“SAVAŞ ZENGİNLER İÇİN FIRSAT, FAKİRLER İÇİN ÖLÜMDÜR”

Ziyaretlerde bulunuyorsunuz, milletvekilleri ile bölgelerde ve Van’da incelemelerde bulunuyor insanlarla konuşuyorsunuz. Bölge halkı ve özellikle de Kürtler CHP’den ne bekliyor? Bu anlamda halkın size talepleri geliyor mu? Varsa bu istekler nelerdir?

Son bir yılda Türkiye’de yaşamış olduğumuz sorunlar, belki de Türkiye tarihi boyunca yaşanmamıştır. Bir zamana kadar CHP’yi düşman olarak kafalarında oluşmuştu. Ancak şimdi sorunların çözümü olarak CHP olarak görülüyor. Dolaştığımız yerlerde halk bizden CHP’nin üst kademlerinde ve milletvekillerinin bölgeye gelmesini istiyor. Üst kademe ve milletvekilleri ne kadar Van’a gelirse CHP’ye yönelim o kadar çok artar. Güneydoğu’da yaşanan olaylardan dolayı CHP o bölgelere kamp kurdu. Ben nasıl Van’ın sorunlarını çözmek için çalışıyorsam. Parti olarak ayrıca ülke genelinde akan kana karşıyız. Türkiye’de yaşanan bu olaylara bir savaş olarak görüyoruz. Savaşta her zaman zenginler için bir fırsattır, generaller için bir onur, fakirler için ise ölümdür. Biz fakirler olarak ölmek istemiyoruz. Türkiye’deki savaşın durması ve birinin başkanlık sevdasının bitmesi için biz CHP’nin fertleri olarak elimizden geleni yapmaya hazırız.

 

CHP’nin Kürt sorunu ile ilgili çözüm önerileri ve politikası nedir? Siz bölgede il başkanlığı yapan isim olarak hangi görüşleri genel merkeze sunuyorsunuz?

Dikkat ederseniz ilk Kürt sorununu 1989’da SHP hazırlamıştır. Türkiye’de bir Kürt sorunu var. Ben bunu CHP il başkanı olarak da söylüyorum, bir Kürt olarak da söylüyorum. Ben ülkemin parçalanmasını asla istemem. Bir televizyon programında bunun altını çizerek söyledim. Anadilde eğitim Türkiye’de şart. Annem doktora gittiği zaman kendi sorunu dile getiremiyorsa bu büyük bir ayıptır. AKP’nin başlatmış olduğu barış süreci bize ilk günden itibaren samimi gelmedi. Barış süreci yapılacaksa bu mecliste olmalıdır. Biz AKP’nin başlatmış olduğu süreci şimdi de samimi bulmuyoruz. Bunu herkeste çok iyi biliyor. 30 yıldır Türkiye’de akan kanın, süreçte durdu ama süreçten sonra 30 yıl akan kan 1 yılda döküldü. Abdullah Öcalan ile aranızda bir köprü kurmuşsunuz. Ancak diğer taraftan ‘Ben Abdullah Öcalan’ı kale almıyorum’ diyorsun. Konunun asıl muhatabı o isimdir. Kürt sorunu denilmiyordu, barış süreci deniliyordu. Bu bize en baştan itibaren samimi gelmiyordu. Bu şekilde bitme korkusu her zaman içimizde var.

 

“TÜRKİYE KAOSA SÜRÜKLENDİ”

Bunun dışında bir sorun daha var. 7 Haziran seçimleri öncesi hiçbir sorun yoktu da, 7 Haziran sonrası ne oldu da süreç bitti. 7 Haziran’da AKP istediği oyu alsaydı, hedefte başkanlık sistemi olduğu için bu olaylar yaşanmamış olacaktı. Yaşamış olduğumuz olaylar ve Türkiye’nin kaosa doğru gitmesinin tek sebebi başkanlık arzusudur. Çözüm süreci şu anda bir insanın iki dudağı arasına sıkışmış durumdadır. Akşam çıkıp süreç başladı derse süreç yeninden başlayacak. O zaman insanlar neden öldürülüyor? 5 yıl önceye kadar Amerika Suriye’yi vurmasın diyorduk, neden şimdi Suriye ile karşı karşıya kalmış durumdayız. Neden şimdi bir dost ülkemiz yok. İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Rusya ve Ermenistan ile düşman olmuşuz. 7 Haziran ile 1 Kasım arasından Türkiye kaosa sürüklendi ve insanlar bir şekilde bıkıp yeninden oyunu AKP’ye versin amacı güdüldü. Şimdi de aynı politika ile başkanlık sistemi getirilmeye çalışıyor. Başkanlık sistemi adil bir şekilde olacaksa kabulüz. Ancak başka şekilde olmaz. Anayasa da bile başkanlık sistemini ilk sıraya koydular. Biz Türkiye’de parlamenter sistemini istiyoruz. Türkiye başkanlık sistemi ile sadece bir insanın güdümüne yükleniyor. Biz Başkanlığa karşıyız.

 

Şehrivan Konuşmaları adı altında yaptığımız söyleşilerin tek orta sorusu Van’ın en büyük sorunu. Bunu size sormak isteriz. Sizce Van’ın en büyük sorunu nedir?

Van’ın şu an en büyük sorunu ekonomidir. Çok sayıda sıkıntıları konuştuk. Bunların hepsinin toplamı ekonomidir. Bir ülkenin, bir ilin, bir mahallenin, bir evin ekonomisi iyi olmadığı zaman huzur olmaz, birlik ve beraberlik olmaz. En çok zarar gördüğümüz konu her zamana ekonomi olur.

 

Van’dan alınan çok sayıda ‘bölge’ler oldu. Siz Van’dan alıp başka şehirlere verilen bu bölge müdürlükleri, kurumları hakkında neler düşünüyorsunuz?

Van’da son zamanlarda bildiğiniz gibi İhtisas Hastanesi tam anlamıyla bitti. Bölge İdare Mahkemesi, polis okulu Erzurum’a kaldırıldı. Biz bunun için çalışıyoruz. Vanlı olduğum için söylemiyorum. Van Doğunun Paris’idir. Van büyükşehirdir. Van’da bölge müdürlüklerinin, bölgelerin kaldırılması bize göre yanlıştır ve biz bu kararı kınıyoruz.

 

Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz...

Bizi ‘Şehrivan Konuşmalarına’ dahil ettiğiniz için sizlere teşekkür ediyoruz. Biz ülkemizde huzurun ve barışın olması için CHP olarak elimizden geleni yapmaya hazırız. Ülkemiz güzel bir ülke. Ülke üzerinde var olan sorunların bitmesini yüce Allah’tan temenni ediyor ve elimizden geleni yapacağımızın sözünü veriyoruz.


 
ŞEHRİVAN SÖYLEŞİ: ÖNDER ALTINAL

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: “MUHALEFETİ, MUHALEFET, OLSUN, DİYE, YAPMIYORUM!”,
Yorumlar
Haber Yazılımı