Haber Detayı
14 Mayıs 2018 - Pazartesi 13:11
 
Erol Abo yazdı… Anneler gününe hediye…
Erol Abo yazdı… Anneler gününe hediye…
VANBLOG Haberi
Erol Abo yazdı… Anneler gününe hediye…

Uzun zamandır özlenen güneş, öğrencilere gezip eğlenmeleri için sıcak bir gün armağan etmişti. Dolup taşmıştı bahçeler; atölyeler, derslikler, kantinler boşalmış, öğrenciler, hatta hocalar bile binaların içinde duramamış, kendilerini dışarı; bu sıcak manzaranın dolaşıp gezilecek yerlerine atıvermişlerdi…

 

Üniversitenin son haftasıydı; zaman hız treni gibi akıp geçmiş, vizelerden sonra araklıksız devam eden dersler öğrencileri dönem sonuna, finallere kadar getirmişti. Kimileri bu akan hızdan memnun, kimileri ise şikayetçiydi. Ama olsundu,  işte şimdi yaşanılacak güzel bir günün; anı yaşamanın o tatlı hazzının işçindeydi herkes…

 

Güzel sanatlar eğitimi fakültesinin bahçesinden seyrine doyumsuz gölün manzarası görünüyordu. Birkaç öğrenci sahil tarafına doğru yürüyecekken, vazgeçip geri dönmeye karar verdiler birden. Az ilerde parkta toplanan kalabalığın içinden ince bir ses tüm büyüsüyle  yükselmeye başladı. Sahile gitmekten vazgeçen gençler sesin geldiği kalabalığa doğru yürüme başladılar.

 

Şilan her zamanki köşesine oturmuş, elinde bağlaması hem çalıp, hem şarkı söylemeye başlamıştı. Kalabalığın ona gösterdiği ilgiden memnun olduğu her halinden belliydi. Okuduğu türkünün nakaratında ne zaman sesi yükselse, kalabalık onu büyük bir alkışla ödüllendiriyordu. Hiç kuşkusuz, bu ince, büyülü ses her insanı kendisine hayran bırakacak tondaydı.  Şilan öğrencileri duygudan duyguya sürüklüyor, bir halay çektirip, sonra ansızın bir anne türküsüyle birden derin bir dalgınlığa, donuk bir suskunluğa gömüyordu kalabalığı…

 

Uzun bir müddet şarkılar söylendi, şiirler okundu. Belli bir vakitten sonra Şilan’ın sesi kesiliverdi. Şilan’ın bu eğlenceli konseri sona ermişti. Kalabalık tam dağılmaya başlayacakken: ‘’arkadaşlar  nereye? diye seslendi Şilan. ‘’Nereye gidiyorsunuz? Yok öyle bir dünya! Bu şarkıları sizlere bedava okuduğumu mu sandınız? Hadi bakalım bu mini konserimin karşılığını vermeye!’’

 

Gençler şaşkınlık içinde birbirlerine bakıyordu. Bir öğrenci ceplerini karıştırmaya başlamıştı. Şilan gülmeye başladı bu duruma. ‘’Para falan istemiyorum arkadaşlar,’’ dedi. ‘’Ahmet koy o bozuklukları cebine… Sizden şunu istiyorum, birkaç gün sonra anneler günü… Ve ben anneme hediye olarak ne alacağım konusunda çok kararsızım. Sizlerin fikirlerine ihtiyacım var. Ne almalıyım sizce? Hadi bakalım sırayla söyleyin.’’

 

Her kafadan bir ses çıktı; kalp yastık diyen oldu, terlikten tutun, eşarba, yüzükten, küpeye… Hatta fistan al diyen bile oldu. En güzeli çiçek, çiçek al bence, dedi birisi… Ve peş peşe gelen fikirler… Kafası allak bullak olmuştu Şilan’ın…

 

Karasız, düşünceli  kaldığı yurda geçti. Odasına girdi, hala ‘’anneler gününde ne almalıyım’’ düşüncesi beynini kemirip duruyordu. Dört kişilik odada kimseler yoktu. En üst ranzasına çıkıp, ellerini başının altına aldı, uzun uzun düşünmeye koyuldu: ne almalıyım..? Ne almalıyım..?

 

Sonra ki gecelerde de bu soruyla boğuştu Şilan; annesine alacağı hediyeyi düşünerek  uykuya dalıyordu hep…

 

Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Fakültesi, Müzik bölümü 2.sınıfta okuyan Şilan’ı herkes çok seviyordu. Sesi ve düzgün karakteriyle herkesin sevgisini kazanmıştı… Hocaları ondan gurur duyuyordu.

 

Fakat onu belki de herkesten ayıran ve herkesin sevgisini kazandıran tek bir özelliği vardı; annesine derin bir sevgiyle bağlıydı. Annesine çok bağlı olduğu sürekli okuduğu anne türkülerinden hissediliyordu Şilan’ın…  Gevaş’ta yaşayan ailesinden ayrı kalmak, en çokta annesinden uzak kalmak onu bir hayli üzüyordu. Okul dönemleri boyunca annesini her gün arıyor, böylelikle bir an bile olsa ona duyduğu derin özlemi, annesiyle telefonda konuşarak dindirmeye çalışıyordu.

 

Ama şimdi sonunda bu büyük özlemi bitiyordu.  Yarın Gevaş’a; o tombul annesine kavuşacak, ellerini öpüp koklayabilecekti. Bu kampüste son gecesiydi. Hediye! Hediye, dedi telaşla… Anneler günü hediyesi… Hala ne alacağı konusunda kararsızdı. Yine bu hediyenin onda yarattığı karmaşık duygularla düşünmeye başladı;  gözlerinin önünde, kuyumcular, mağazalar,bijuteriler geçip gidiyordu.. Bir hırka mı alsam acaba? diye düşündü. Sonra hemen vazgeçti bu düşüncesinden, hem geçen sene anneler gününde abisi annesine hırka almıştı.

 

Peki ya ayakkabı, buldum! Ayakkabı… Evet ayakkabı, deyip heyecanla doğruldu yataktan… Seçimini yapmıştı sonunda, ayakkabı çok yerinde bir seçim olurdu. ‘’Annemin ayakkabıları yıpranmış olmalı, diye düşündü. Annem kalp hastası olduğu için doktor, onu sürekli düzenli olarak yürüş yapmasını tembihlemişti ya… Ah! Aptal kafam, nasıl da unuttum bunu... Evet ayakkabı… Bu seçimiyle gurur duydu. Artık huzur içinde başını yastığa koyabilirdi. ‘’Hem de en güzelinden alırım. Bursumla biriktirdiğim parayla en iyi markadan da alabilirim,’’dedi kendi kendine… Ve mutluluk içinde uykuya daldı Şilan…

 

Sabah olmuştu. Uyandı birden kan ter içinde… Korkunç bir rüya görmüştü. Ranzasından aşağı doğru baktı. Burası neresiydi? Arkadaşlarının yataklarına baktı; kimsecikler yoktu. Sabah mı olmuştu..? Hala gördüğü rüyanın etkisindeydi… Neydi o öyle? Bir mağaza, ve vitrinde kanlı bir gömlek? Bir gömlek… Evet bir gömlek… Rüyasının ayrıntılarını hatırlamaya çalıştı. Hangi mağazaydı oras? İsmi var mıydı, okumuş muydu? Bir gömlek… ‘’Bunu alın. Yılın yeni modası bu gömlekler… Kadınlara alınan en güzel ürünümüzdür efendim, bunu alın…’’ Bu sesler kulaklarında hala yankılanıyordu.

 

Bu nasıl bir rüya, Allah’ım korkunçtu:

 

 Mağazadan içeri girdi… Annesine hediye bakıyordu. Yeni gelen ürünlerin olduğu reyona doğru yürüdü. Birkaç parçaya göz attı Şilan.

 

Reyon görevlisine seslendi sonra: ‘’pardon bakar mısınız? Bu yeleğin siyahı var mı acaba? Reyon görevlisi:  ‘’yok maalesef efendim,’’ dedi. ‘’Ama dilerseniz, size yeni gelen ürünlerimizi göstereyim.’’ Bir başka reyona yöneldiler. Reyon görevlisi  ‘’kendiniz için mi bakıyorsunuz?’’ diye sordu. ‘’Yok,’’ dedi Şilan, ‘’ kendim için değil, annem için bakıyorum.’’ Fark etmez dedi reyon görevlisi, ha sizin için, ha anneniz için sonuçta kadınlara çok yakışan bir ürünümüzdür bu gömlekler. Bakın; gömleklerin içinden beyaz bir gömlek çıkarıp uzattı. Şilan gömleğe bakar bakmaz korkunç bir ürperti duydu…

 

‘’Nasıl olur?’’ dedi reyon görevlisine… ‘’Fakat bu gömlek kanlı!’’ “Evet efendim, bu yılın yeni modası kanlı gömlekler,” dedi reyon görevlisi… “En çok sattığımız üründür efendim… Bakmayın siz… Kadınlara çok yakışıyor bu gömlekler…

 

Şilan’ın elleri ayakları; tüm bedeni titremeye başlamıştı, şaşkınlık ve öfke içindeydi…

 

‘’Nasıl olur bu? Saçmalık, bu düpedüz despotluk! Ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Böyle bir şey olamaz! Sizi şikayet edeceğim..!’’

 

Gördüklerine bir türlü inanamıyordu; ‘’kan var! Kan var..! Bu gömlekte şiddet, acı, gözyaşı, ölüm var! Kan var, görmüyor musunuz kan var?’’

 

Saat sabahın 10’nuydu. Şilan hala gördüğü rüyanın etkisinde, ağlamaktan gözleri şişmiş bir halde, yatağında donakalmış hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Kalktı hemen, yüzünü yıkadı, bu gün evine gidiyordu… Yolculuk için çantasını hazırlarken: ‘’Allah’ım ne olur korkunç bir şey olmasın bugün,’’ diye dua etti… Gece gördüğü rüya aklından bir türlü silinmiyordu. Birden vazgeçti, geceler boyu düşündüğü tüm hediyelerden… ‘’En güzel hediye sevgiyle uzanan bir eldir,’’ diye mırıldandı… ‘’Okşayan, sevgiyle dokunan bir el… Hediyem, anneme hediyem, derin bir sevgiyle uzanan bu ellerim… Annemi öpüp koklayacağım, sımsıkı sarılacağım bu ellerimle… Sevgi… Sevgiyle uzanan eller... Annem! Canım annem… Sana kalbimden ellerime akan sevgimle sarılmaya geliyorum..

 

Sıcacıktı elleri Şilan’ın, otobüse binerken de sıcaktı… Sevginin rengine bürünmüştü elleri… Annesine yolculuk boyunca hasret dolu bir şiir yazdı…

 

Kalplerinde sevgi olmayanların elleri de kararır anne …

 

Kapkara, umutsuz  bir renge bürünür eller…

 

Kalplerinde güneş olmayanların elleri çok soğuk olur.

 

Şiirlere, çiçeklere, kedilere uzanmayan eller çok acımasız olur.

 

Şiirlere, çiçeklere, kedilere aşık olmayan eller sarılmayı bilemez,

 

 okşamayı, sevmeyi, dokunmayı…

 

O eller  kadına kalkmaya, anneye vurmaya, yakıp yıkmaya, öldürmeye aşıktır..

 

Kalplerinde sevgi olmayanların elleri kararır anne…

Kaynak: Editör:
Etiketler: Erol, Abo, yazdı…, Anneler, gününe, hediye…,
Yorumlar
Haber Yazılımı